FED'in varlık alım programında olası bir yavaşlamaya işaret eden açıklamalarının ardından, gelişmekte olan piyasa para birimlerinde ve tahvil getirilerinde belirgin bir oynaklık gözlemlenmektedir. Bu tepki, 2011 tarihli notta işaret edilen risk okumasıyla doğrudan örtüşen bir mekanizmayı açığa çıkarmaktadır.

Söz konusu açıklamaların ardından gözlenen fiyatlama hareketi, üç bileşenden oluşan bir zincir üzerinden okunabilir: getiri farkının daralma beklentisi, buna bağlı portföy yeniden konumlanması ve bu konumlanmanın kur ile tahvil piyasalarına yansıması. Bu zincirin her bir halkası, 2011 notunda "test edilmemiş bir risk" olarak tanımlanan simetrinin, artık fiilen işlemeye başladığını göstermektedir.

Ancak tepkinin şiddeti, ülke grupları arasında homojen bir dağılım göstermemektedir. Cari işlemler açığı yüksek, dış finansman ihtiyacı büyük ve enflasyon görünümü kırılgan olan ekonomilerde kur ve getiri hareketleri belirgin biçimde daha sert seyretmiştir. Buna karşılık, dış dengesi güçlü ve rezerv yeterliliği yüksek ekonomiler, aynı açıklamalara görece ölçülü bir tepki vermiştir.

Sermaye akımı bir bütün olarak hareket etmez; ayrışma, akımın kendisi kadar bilgi taşır.

Bu ayrışma, mevcut değerlendirme açısından önemli bir çıkarım sunmaktadır: gelişmekte olan piyasaları homojen bir varlık sınıfı olarak ele almak, önümüzdeki dönemde giderek daha az açıklayıcı bir yaklaşım haline gelecektir. Ülke bazlı makro dengesizliklerin ayrıştırıcı gücü, genişlemeci dönemin görece homojen fiyatlama ortamının yerini almaya başlamıştır.

2011 notunda öne sürülen okumanın doğrulandığını söylemek için henüz erken olsa da, mevcut fiyatlama hareketi, o notta tarif edilen mekanizmanın en azından yönü itibarıyla tutarlı işlediğini göstermektedir. İzleyen dönemde bu ayrışmanın derinleşip derinleşmeyeceği, ayrı bir değerlendirmenin konusu olacaktır.